Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe teşkilatının, Başkan Ömer Günel’e destek amacıyla kurduğu ‘Adalet ve Dayanışma’ çadırında dayanışma 67 gündür devam ediyor.
CHP Aydın Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ve CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı bir kez daha CHP Kuşadası ilçe örgütü ve partili vatandaşlarla bir araya geldi. CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek ve yönetiminin hazır bulunduğu ziyarette demokrasi, hukuk ve halk iradesi vurgusu ön plana çıktı.
Buluşmada, CHP Aydın Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, yaptığı konuşmada Silivri’nin gelecekte demokrasi mücadelesinin simgesi haline geleceğini belirterek “Silivri bir gün özgürlük müzesi olacak” dedi.
“ÖMER BAŞKANLA KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDECEĞİZ”
Konuşmasına birlik ve umut mesajlarıyla başlayan CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, geçen sürecin zorluklarına rağmen dayanışmanın her geçen gün büyüdüğünü ifade etti. Saatçı, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;“Başkanımın da dediği gibi, Ömer Başkan’dan ayrı kalalı uzun bir süre oldu. Ancak inanıyorum ki bu zor günler de geçecek. Çok yakında Ömer Başkanımızla birlikte kaldığımız yerden devam edeceğiz.”
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ DİRENENLERİN PARTİSİDİR”
Daha sonra söz alan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, konuşmasında sert ve dikkat çekici mesajlar verdi. Kuşadası’nda yaşanan sürecin yalnızca yerel bir mesele olmadığını vurgulayan Süleyman Bülbül, hukuksuzluk iddialarına ilişkin çok çarpıcı ifadeler kullandı. “Bu devran elbet değişecek” diyen Süleyman Bülbül, halk iradesinin yok sayıldığını belirterek şunları söyledi; “Kuşadası’nın iradesini yok sayarak Belediye Başkanımız Ömer Günel’i ve çalışma arkadaşlarını Silivri’de tutsak edenler hukuk önünde hesap verecek. Hiç kimse yaptığı hukuksuzlukların üzerini örterek bu süreçten kurtulamayacak.” Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel kimliğine vurgu yapan Bülbül, partisinin korkuya teslim olmayacağını da ifade ederek;“Cumhuriyet Halk Partisi korkulara teslim olanların değil, direnenlerin partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi saraya boyun eğenlerin değil, ‘hayır’ diyebilenlerin partisidir” dedi.
“BU SALDIRI, 19 MAYIS RUHUNADIR”
Basın açıklamasının en dikkat çeken konuşmalarından birini ise CHP Aydın Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan yaptı. Kuşadası’nda 67 gündür sürdürülen dayanışmayı “büyük bir demokrasi direnişi” olarak nitelendiren Bülent Tezcan, yaşanan süreci yalnızca siyasi değil, tarihsel bir mücadele olarak değerlendirdi. Tezcan, konuşmasının başında, dayanışma çadırını ayakta tutan yurttaşlara teşekkür ederek; “67 gündür bu dayanışma çadırına emeğini koyan, yüreğini koyan, yoldaşlarını yalnız bırakmayan Kuşadalı yol arkadaşlarım.Hepinize yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Kuşadası’nda yaşanan sürecin yalnızca bir belediye soruşturması olmadığını dile getiren Bülent Tezcan, İstanbul’dan başlayıp Türkiye geneline yayıldığını söylediği operasyonları “büyük bir kumpas” olarakk tanımladı. Tezcan, konuşmasının en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı; “Bu saldırı; bundan 100 yıl önce millet egemenliğini hâkim kıldığımız, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı kurtuluş meşalesine yönelmiş bir saldırıdır. Türkiye’de ki mücadele artık siyasi rekabetin ötesine geçmektedir. Mesele artık siyasetin kendi içindeki yarışı değildir. Mesele; milletten aldığı yetkiyi bir daha millete geri vermemek isteyenlerle milletin kavgasıdır” diye konuştu.
“O KOĞUŞLARI YARIN ÖZGÜRLÜK MÜZESİ OLARAK GEZECEĞİZ”
Konuşmasında sık sık Silivri ziyaretlerinden söz eden Bülent Tezcan, cezaevindeki isimlerin yalnız olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile Başkan Ömer Günel’i ziyaret ettiğini söyleyen Bülent Tezcan, dayanışmanın içerideki isimlere moral verdiğini ifade etti. Silivri’nin gelecekte demokrasi mücadelesinin sembollerinden biri olacağını söyleyen Tezcan;“İnanıyorum ki bugün ziyaret ettiğimiz o koğuşları yarın özgürlük müzesi olarak gezeceğiz. Silivri bir gün özgürlük müzesi olacak” ifadelerini kullandı.
DAYANIŞMANIN SEMBOLLERİNDEN BİRİ ‘MEKTUP SANDIĞI’
Adalet ve Dayanışma Çadırı’nda kurulan mektup sandığı da açıklamaların dikkat çeken simgelerinden biri oldu. Çadırı ziyaret eden yurttaşların Başkan Ömer Günel’e yazdığı mektupların düzenli olarak ulaştırıldığı belirtilirken, Bülent Tezcan da Ömer Günel’e mektup yazarak sandığa attı. Bülent Tezcan, yazdığı mektubun yalnızca Ömer Günel’e değil, “özgürlük mücadelesi veren tüm yol arkadaşlarına” hitaben kaleme alındığını söyledi.






Bir yanıt yazın