Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, tutuklu bulunduğu Silivri’den yeni bir mektup gönderdi.
Başkan Günel, sözlerine dayanışma çadırına teşekkür ederek başladı.
Bu Haberler de İlginizi Çekebilir
Adalet ve ekonomi gündemine yönelik eleştirilerde bulunan Başkan Günel, ailesine de ‘güçlü durun’ mesajı verdi.
Başkan Günel’in kaleme aldığı mektup şu şekilde:
SİZLERİ DÖRT DUVAR ARASINDAN SELAMLIYORUM
Değerli hemşehrilerim, yol arkadaşlarım, destek için gelen dostlarım, küçük arkadaşlarım, sevgili çocuklar, sizleri bedenimin tutsak ama düşüncelerimin sonsuz hür olduğu bu dört duvar arasından, selamlıyorum. Cuma günleri kurduğunuz o dayanışma, o hak arama çadırı sadece şahsıma bir destek değil; bu ülkenin gasp edilen hukukuna, çalınan geleceğine karşı bir itiraz kalesidir.
ADALETİN OLMADIĞI YERDE EKMEK KÜÇÜLÜR
Bugün ülkemizin canını yakan en büyük gerçek, mutfaktaki yangın, ve adaletin siyasetin koridorlarında hapsedilmesidir. Adaletin olmadığı yerde ekmek küçülür, huzur kaçar. Ne sofranızdaki ekmeğin küçülmesine ne de hakkımızın çiğnenmesine alışmayacağız. Adaletsizliğe karşı başımız dik, ekonomik zorluklara karşı ise dayanışma içindeyiz.
VATANDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ
İki gün önce açtığımız Kent lokantası ve aşevi ile yine yanınızda olmaya devam edeceğiz. Adalıkart sahibi hemşehrilerimizin 140 TL’ye 4 kap yemek yiyebileceği, isterse alıp evine götürebileceği Kent lokantamızın mutfağı, ihtiyaç sahibi hemşehrilerimin ayağına kadar sıcak yemek ulaştırmak için düzenlendi.
Bugün ilkokullarımızda çeşmeden akan suyu içme suyu yaparak, suyun dahi hesabının yapıldığı düzende yıllardır sessizce çocuklarımızın yanındayız. 7 yıldır ücretsiz yemek hizmetimizle, isteyen her üniversiteli kardeşimizin yanındayız, anaları babaları evlatlarını merak etmesin diye.
Çocuk gelişim merkezlerimiz, anne-baba-çocuk eğitim merkezimiz ile annelerimizin babalarımızın yanındayız. Daha onlarca hizmetimizle yanınızda olmaya devam edeceğiz.
MİLLETİMİZLE DALGA GEÇİYORLAR
Bugün açlık sınırı 34.600 TL’dir. Bekar bir çalışanın geçinmesi için gereken aylık yaşama maliyeti 45.000 TL’dir. Asgari ücret 28.000 TL, emekli maaşı 20.000 TL’dir.
Sayın Orman Bakanı diyor ki; tüketim tarihi geçmiş olan gıdayı kokmuyorsa yiyebilirsiniz!!! Hak-İş Sendika başkanı diyor ki; 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacağız, işçiler kebap yesin!!! Etin kilosu olmuş 1.000 TL, etin tadını unutmuş milletimize reva görülen muamele bu… Dalga geçiyorlar.
Emeklinin, sosyal ölüme terk edildiği, işi olanın “Çalışan yoksullara” dönüştüğü ülkemde, “Sosyal Şifa Merkezi” haline gelmek zorunda kalan belediyelerimiz de, haksızlık ve hukuksuzlukla mücadele kıskacında…
ADALETİN SEÇİCİ OLDUĞU İNANCI SABİTLENMİŞTİR!
Adalet Bakanlığı, faili meçhul cinayetleri aydınlatmak için ayrı bir birim kurarak, geciken adaletin tecellisi çabası ile gönülleri ferahlatırken, bugün bizlere yapılan muamele ile işkenceye dönmüş haksız tutuklamalar, eşit olmayan uygulamalar, adalet arayışının tarafsızlığını gölgeliyor. Bir çelişki olarak karşımıza çıkıyor. Kamu vicdanı, adaletin hızının suçun niteliğine değil, şüphelinin kimliğine göre değiştiğini hissettiği an adalet sistemi meşruiyetini yitirir. Anne kız Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki İkra’yı istismar ederek öldürdüğü iddia edilen şüphelinin tutuklanması talebi reddedilirken, binlerce oy ile seçilmiş, görevini ifa etmekte olan belediye başkanlarını, şafak operasyonlarıyla tutuklamak, adaletin seçici olduğu inancını sabitlemiştir.
AYDIN’DA KÖTÜ BİRİ VAR…
Değerli dostlar, yıllardır, Söke’den, Çine’ye, Didim’den, Efeler’e 17 ilçede kötülük ve iftirayı organize eden, Aydın’da kötü biri var. Çavuşları var. Yaman işbirlikçileri var. Tetikçileri var. Yıllardır, masum insanlara kendi şahsi menfaati için iftira ve kötülük saçan, organize bir çete var. Suçun merkezi ve yöntemleri bellidir. Bunlar işlerini iyi bilirler trol hesaplarıyla, yargıya talimat veriyorlar masum insanları hedef göstermeye adres göstermeye devam ediyorlar çünkü bir evde hırsızlık yapmaya alışmış hırsız, evde nereye bakacağını bilir. Kötüler organize, iyiler yalnızdır. Ama adalet mutlaka tecelli eder. Aydın’daki kötülük ve iftira organizasyonunu bundan böyle size yavaş yavaş anlatacağım. Öğrenmenizde fayda var. Bakarsınız, iyiler de organize olur. Adaletin tecellisi gecikmez.
ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM
Pazar günü, Anneler Günü. İki aslan parçamın annesinin bu Anneler Gününde yanında olamayacağım. Haftada 10 dakika olan telefon görüşme hakkım çarşamba günü, görüş günüm perşembe günü. Öyle gözüküyor ki bu sefer gününde de kutlayamayacağım. Sizin huzurunuzda, hem sevgili eşimin, hem de sizlerin kıymetli, fedakar annelerimizin anneler gününü kutluyorum, birbirinize sıkı sıkı sarılın olur mu? Sizlerin dışarıdaki gür sesi, bizlerin en büyük direnç kaynağıdır. Adaletsizliğe karşı başımız dik, zorluklara karşı dayanışma içindeyiz.
Hepimizi kucaklıyor, o sarsılmaz iradeniz önünde saygıyla eğiliyorum.
Selam ve saygılarımla.





Bir yanıt yazın