Hakkında
Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde, zeytin ağaçlarının gümüşi yaprakları arasına gizlenmiş bir hazine yatar: Nysa Antik Kenti. Menderes Ovası’na tepeden bakan bu kent, sadece taş binalardan ibaret değil; antik çağın en önemli “üniversite şehirlerinden” biri, bir kültür yuvasıdır. Ünlü coğrafyacı Strabon’un eğitim aldığı bu topraklar, bugün bile o entelektüel derinliği hissettiriyor.
Nysa’yı diğer antik kentlerden ayıran en radikal özellik, kentin tam ortasından geçen derin bir vadidir. Şehir, bu vadinin iki yakasına kurulmuştur. Antik mühendisler, şehri birleştirmek için vadinin altına devasa tüneller inşa etmiş ve üzerine stadyum gibi yapılar kondurmuşlardır. Bu “çift kent” yapısı, Roma döneminin şehircilik anlayışındaki dehasını gözler önüne seriyor.
Kentin en büyüleyici noktası kuşkusuz Nysa Tiyatrosudur. Yaklaşık 12.000 kişilik bu dev yapı, sadece mimarisiyle değil, anlattığı hikayelerle de büyüleyicidir. Tiyatronun sahne binası, şarap ve tiyatro tanrısı Dionysos’un doğumundan çocukluğuna kadar olan efsaneleri anlatan eşsiz kabartmalarla süslüdür.
Eğer en üst basamağa çıkıp arkanızı yaslanırsanız, sahnenin hemen arkasında uzanan uçsuz bucaksız Menderes Ovası manzarasını görürsünüz. Bu manzara, antik dönemde oyun izlemeye gelen bir izleyicinin gördüğü manzaranın aynısıdır; zamanın durduğunu hissettiğiniz o nadir anlardan biridir.
Nysa sadece eğlence değil, aynı zamanda bir akıl kentidir. Efes’teki Celsus Kütüphanesi’nden sonra Anadolu’nun en iyi korunmuş kütüphanelerinden biri burada bulunur. İki katlı olduğu bilinen bu yapıda, binlerce el yazması parşömenin korunduğu nişleri (duvar boşluklarını) bugün hala görebilirsiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz bırakın.

Deneyiminizi Paylaşın