Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesine yönelik 16 Ekim’de başlatılan para aklama soruşturması sonuçlanana kadar parti üyeliğinin askıya alınması için başvuru yaptı. Parti sözcüsü Zeynel Emre, basın toplantısında Sarıgül hakkında yoğun iddialar bulunduğunu ve şu anda Yeni Parti ile ilişkisi bulunmadığını açıkladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, Türkiye içinde ve dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek tutarda paranın aklanmasına yönelik işlemler yapıldığı iddiası araştırılıyor. Sarıgül’ün aile üyeleri dahil toplam 19 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında eski eşi Aylin Kotil, oğlu Ömer Sarıgül ve gazeteci Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu 15 kişi 19 Ekim’de, diğer oğlu Emir Sarıgül ise 21 Ekim’de tutuklandı. Milletvekili dokunulmazlığı bulunan Sarıgül hakkındaki iddialar ise ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Sarıgül iddiaları reddetti.
Sarıgül X hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma sürecinde kamuoyuna yansıyan bazı iddia ve yorumların gerçeği yansıtmadığını, kişilik haklarının ihlal edildiğini ve “yoğun bir bilgi kirliliği ile algı operasyonu” yapıldığını savundu. Avukatlarının, masumiyet karinesine ve lekelenmeme hakkına aykırı davranıldığı, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiği ve yanıltıcı bilgi yayıldığı gerekçeleriyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağını bildirdi. Soruşturmayla ilgisi olmayan konuların birbirine ilişkilendirildiğini de belirtti.
Sarıgül, 27 Ekim’deki uzun paylaşımında iddiaların Almanya’da yaşayan S.Ç. adlı bir kişiden kaynaklandığını anlattı. Bu kişinin uluslararası yatırımcıları tanıdığını söyleyerek kendisiyle iletişime geçtiğini, ancak yatırım projelerinin uydurma olduğunun anlaşılması üzerine iletişimi kestiklerini ve 16 Aralık 2025’te karşılıklı hak ve alacak bulunmadığı konusunda anlaştıklarını iddia etti. Hakkında suç duyurusunda bulunan K.P. ve M.B.’nin ise geçersizliği kabul edilen sözleşmeden doğan hakları devraldıklarını ileri sürdüklerini, 10 milyon avro ve 100 milyon avro tutarında ödemeye dayanak gösterilen dekontların sahte belgeler olduğunu savundu. “Burada dolandırılmak istenen ve mağdur olan ben ve ailemdir” ifadelerini kullandı.



Bir yanıt yazın