Aydın’ı sarsmıştı: Özlüer kardeşlerin cinayet davasında şok ifadeler


Melek Fırat avatarı

tarafından yayınlandı

WhatsApp Image 2026 10 20 at 12.20.16

Aydın’da Özlüer kardeşlerin cinayet davasında şok ifadeler! Sanık dehşet dolu anları böyle anlattı

Aydın’da eski Aydınspor Kulüp Başkanı Erhan Özlüer ile kardeşi Ayhan Özlüer’in öldürülmesine ilişkin davada tutuklu sanık Umut Kuru olay günü yaşananları anlattı. Borç ve ortaklık anlaşmazlığı nedeniyle aralarında sorun yaşandığını öne süren Kuru, olay günü panikle ateş ettiğini iddia etti. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Aydın’da eski Aydınspor Kulüp Başkanı Erhan Özlüer ile kardeşi Ayhan Özlüer’in hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin davanın görülmesine Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. İki kardeşi tasarlayarak kasten öldürmekle suçlanan tutuklu sanık Umut Kuru, duruşmada olay öncesinde yaşananlara ve saldırı gününe ilişkin savunmasını yaptı. Duruşmada tanıklar da dinlendi.

Olay, 20 Mart’ta Girne Mahallesi İsmet Sezgin Bulvarı’nda bulunan bir kafede meydana geldi. İddianamede, 24 yaşındaki Umut Kuru’nun Erhan Özlüer ile kardeşi Ayhan Özlüer’i silahla öldürmekle suçlandığı belirtilirken Erhan Özlüer’in kafasını mermere çarpması sonucu öldüğü otopsi raporlarında yansımıştı.

SANIK, BORÇ VE ORTAKLIK ANLAŞMAZLIĞINI ANLATTI

Savunmasında Özlüer kardeşlerle uzun yıllara dayanan bir ilişkisi olduğunu belirten Umut Kuru, genç yaşlarda onların fırınında çalıştığını, ilerleyen süreçte birlikte işletme ortaklıkları kurduklarını söyledi. Kuru, cezaevine girmesinin ardından ortaklık ilişkilerinde sorunlar yaşandığını ve alacaklarını tahsil edemediğini ileri sürdü. Kuru, “Cinsel saldırı suçundan cezaevine girdim. Kadın onlarla birlikte bana komplo kurdu. Daha sonra durumu itiraf etti ve şikayetini geri aldı. Ben cezaevine girince ortaklık durumuma el koydular” dedi.

Toplam 5 milyon lira alacağı bulunduğunu ve yaklaşık 1,5 yıl boyunca parasını alamadığını iddia eden Kuru, Çeşme’de bir işletme devraldığını, bunun karşılığında senet verdiğini ancak borçlarını ödemekte zorlandığını anlattı. Sanık, süreç boyunca kendisine ve ailesine yönelik baskı hissettiğini öne sürerek, “3 fırına ortak olmuştuk. 500’er bin lira Marmaris’teki fırına para koyduk. Uzun süre alacaklarımı alamadım. Ortaklık bitecekti, ben alacaklarımı alıp üzerindekileri onlara verecektim. Toplam 5 milyon alacaktım yaklaşık 1 buçuk sene alamadım. Paramı kurtarabilmek için çeşmede onlardan bir işletme aldım. Üzerine 5 milyonluk senet verdim. Ben senetlerimi ödemeyeyim diye sürekli entrika çıkardılar. Sigorta ve vergi borçları gibi birçok şeyi bana söylemediler. Sordum yok dediler. Senetlerimi düzenli öderken bunlardan dolayı ödeyemedim. Üzerimde çok psikolojik şiddet vardı. Çökeriz mekana babama fırınlarınıza el koyarız gibi baskılar vardı. Ayhan abi söylemiş. Ben baskılardan kurtulayım diye üzerimdeki malların hepsini devretmeye çalıştım. Bir hafta önce 3 senet alacaktım kendilerinden arabanın satışını Ayhan abiye verdiğim gün yanında 2 adam noterde karşımda elinde bıçakla oynuyordu. Ben bunu tehdit olarak algıladım. Ben tehlikede hissettiğim için E.T.’den silah aldım. Bana veya aileme karşı tehdit olduğu için silahı almıştım. Noterde devir işlemini yaptım ancak korktuğum için suç duyurusunda bulunamadım. Başka insanlara karşı da bu tür davranışları olduğunu bildiğim için kendimi güvensiz hissettim. O gün noterde aracı vermek istemedim. Bayram günü alırsın senetleri dedi ben de aracın satışını verdim” dedi.

“1 VEYA 2 METREDEN 1 EL ATEŞ ETTİM”

Olay günü senetlerini almak ve bayramlaşmak amacıyla Özlüer kardeşlerle görüşmeye gittiğini anlatan Kuru, farklı bir kafede bir araya geldiklerini ve borç konusunu konuştuklarını söyledi. Ailesinin bu süreçten zarar görmesinden endişe ettiğini belirten sanık, konuşma sırasında gerginliğin arttığını ileri sürdü. Ayhan abi beni mimar simandaki fırınlarına çağırdı, gittim, yoktu. Aradım açmadı. Mesaj attı. Fırın kafeye çağırdı. Saat 15.00-16.00 gibi gittim. Yanında iki kişi daha vardı. Oturduk, senetlerle ilgili konuştuk. Ayhan abi bir kağıt aldı. Okudum benim istediğim şekilde değildi. Erhan abi aradı. Ayhan abiyle onların yanına gittik. Diğer kafeye gittik. İlk başta Erhan abiyle anlaştık, içeriye girdik. Masada 3 kişiydik, konuşmaya başladık. Neden babamı tehdit ettiklerini sordum. Ailemi bu işten bir zarar görmemesini kastederek söyledim. ‘Mekanlarına el koyarız, ipin bizim elimizde’ gibi şeyler söylediler. Korkmuştum. Bu insanlarla işe girdikten sonra sürekli bir psikolojik baskıdaydım. 1 sene evden çıkamadım. Ayhan abi çok hareketliydi. O noterdeki görüntüler aklımda kalmıştı, bi el ona ateş ettim. 1 veya 2 metreden 1 el ateş ettim. Ölmesi için değil panik yaptığım için sıktım. Erhan abi elime atıldı, aramızda arbede oluştu. Silah bir süre benim elimdeydi, sonra o eline aldı. Arbede sonucunda dengesini kaybederek düştü, kafasını vurdu. Kafasını yere vurmadım. Kalabalığı görünce daha çok panikledim. Silahı alıp kaçtım. Olay nedeniyle çok üzgünüm. Önceki süreçte çektiğim çileyi ben biliyorum. Bazen “keşke ben ölseydim” diyorum. Tahliye talebim yok” dedi.

Kuru ayrıca, olaydan önce kardeşiyle yaptığı bir konuşmada “Yeter, ya ben ya da onlar ölsün” şeklinde sözler söylediğini kabul etti ancak bu konuşmanın öldürmeye yönelik bir planlama olmadığını ileri sürdü.

“SENİ DE VURURUM DEDİ”

Duruşmada dinlenen tanık C.S., olay sırasında silah sesleri duyduğunu, ilk etapta çocukların maytap patlattığını düşündüklerini anlattı. Tanık C.S., “Daha sonra çalışan kadının sesini duyduk. Ondan sonra olay olduğunun bilincine vardık. 112’yi aradık, mekan tarandı sandık. İndim, bir kişi sol tarafta yatıyordu, biri ise yerdeydi ve üstüne sanık oturmuş boğazını sıkıyordu. Alttaki adamda hiç tepki yoktu. ‘Gençsin, iki insanı öldürmüşsün gel cahillik yapma’ dedim. Silah yerdeydi, yerden silahı alıp baktı bana ve silah doğrulttu ‘abi siktir git seni de vururum’ dedi. Ben de korkup çekildim, eşimle dairemize çıktık. Ben balkondaydım, sanık çıkıp arabasına binerken şahısla göz göze geldik” dedi.

“KEMERE BENZER BİR CİSİMLE BOĞUYORDU”

Tanık U.S., “Oradan motorla geçiyordum, dışarda bağıran bir kız vardı. Durdum, ne olduğunu sordum. Kadın “abilerimi vurdular” dedi, yeri işaret etti. Oraya gittim ve içeri yaklaştım solda yerde birisi yatıyordu. Sanık, diğer yatanı ise sırtını ayağıyla bastırıp elinde montların bel kısmında bulunan kemere benzer bir cisimle boğuyordu. Ben “yapma sakin ol” dedim. Yerden silahı aldı. Yüzü kan içerisindeydi. Tabancayı namlusunu havaya kaldırıp çekmeye çalışıyordu. Silahı görünce ben de geriye çıktım” dedi.

“SÖZÜ BİTMEDEN KAFASINA SIKTI”

Fırında çalışan kadın tanık H.D., olay günü Ayhan Özlüer ile Erhan Özlüer’in iş yerine geldiğini, bir süre sonra masaya oturduklarını belirtti. H.D., konuşma sırasında Umut Kuru’nun elini ceket cebinde tuttuğunu ve Ayhan Özlüer’e ateş ettiğini gördüğünü ileri sürdü. Tanık H.D., “Sadece Ayhan Özlüer konuşuyordu. ‘Sıkıntı yapma, hallederiz, engelleriz’ gibi konuşuyordu. Kelime bitmeden Umut direkt kafasına sıktı. Ayhan Özlüer’in yere düştüğünü gördüm. O şokla kafamı çevirdim Erhan abi ile Umut boğuşuyordu. Fırından yardım istemek için kaçtım, bir el silah sesi daha duydum. İçeriyi göremediğim için Erhan abi yaşıyordur diye geri koştum. Umut kasanın arkasında bir şeyle uğraşıyordu. Sol tarafı kan içerisindeydi. Kafasını kaldırdı, göz göze gelince kaçtım” dedi.

Mahkemede tanıkların dinlenmesinin ardından Denizli’deki dosyanın istenmesine karar verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Umut Kuru’nun tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 12 Ocak tarihine erteledi.

WhatsApp Image 2026 10 20 at 12.20.38
Melek Fırat avatarı

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir