Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, uzun süredir gündemde olan Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen gizli sürecin detaylarını ilk kez açıkladı. Soruşturmanın, adliye personeli dahil yetkisiz kişilerin erişimine tamamen kapatıldığı ve kapsamlı bir gizlilik kararı çerçevesinde titizlikle yürütüldüğü öğrenildi.
Yaklaşık 2 yıl boyunca büyük bir gizlilik içinde yürütülen çalışmalar sonucunda soruşturma dosyası 7 klasörden 14 klasöre çıkarıldı. Ankara’dan elde edilen kritik bir sinyal ise dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Başlangıçta “intihar” olarak değerlendirilen olay, ortaya çıkan yeni bulgularla birlikte cinayet şüphesine dönüştü. Soruşturmada “Gökhan Ertok” ismi öne çıkarken, sahte hastane kayıtları ve farklı bağlantılarla genişleyen delil ağı dikkat çekti.
Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, yıllardır çözülemeyen Gülistan Doku dosyasında gelinen noktaya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dosyayı devraldıktan sonra tüm süreci yeniden ele aldığını belirten Cansu’nun aktardıkları, soruşturmanın ne denli kapsamlı ilerlediğini ortaya koydu.
7 KLASÖRLÜK DOSYA
Göreve geldiğinde önünde 7 klasörlük bir dosya bulunduğunu belirten Başsavcı Cansu, tüm evrakı baştan sona yeniden incelediğini ve bugün dosyanın 14 klasöre ulaştığını söyledi. Yapılan her yeni analizle birlikte düğümlerin tek tek çözülmeye başladığını vurgulayan Cansu, soruşturmanın artık çok daha somut veriler üzerinden ilerlediğini ifade etti.
SIR GİBİ SAKLANDI
Dev operasyonun arkasında Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Can Tuncay’ın güçlü desteği olduğunu vurgulayan Cansu, “Sürecin en başında hâkimlikten kısıtlılık kararı aldık. Dosyanın, adliye personeli dahil yetkisiz hiç kimse tarafından görülmesine izin vermedik. Disiplinli ve kontrollü bir süreç yönetimi sayesinde en küçük bir sızıntıya dahi izin vermeden önemli bir mesafe kat ettik” dedi.
ANKARA’DAN GELEN SİNYAL
Dosyadaki en büyük delillerden biri, Gülistan Doku’nun telefon hattına ait SIM kartın Ankara’da bir ilçede baz vermesi oldu. Gülistan’a ait SIM kartın Ankara’da baz vermesiyle soruşturmanın yönü değişti. Başsavcı Cansu, daha önce üzerinde durulmayan bu detayı fark ederek cihazın geçmiş kullanım ağını mercek altına aldırdı. Yapılan zincirleme analizler, ekipleri tek Gökhan Ertok ismine götürdü. Ankara sinyalinin takibiyle ulaşılan bu isim, soruşturmanın yönünü “intihar” ihtimalinden tamamen uzaklaştırarak somut bir şüpheli ağına taşıdı.
Dosya aynı zamanda Ankara’dan gelen donanımlı JASAT ekipleri, mağaraları ve ormanlık alanları tek tek tarıyor. Gizli tanık beyanları ile yer altı görüntüleme cihazlarından alınan raporlar ilk etapta birbirini doğrulamış durumda. Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde yeniden yapılan baz analizleri, cinayet şüphesini perçinlerken, şimdi hedefte Gülistan’ın cansız bedenine ulaşılması var.
