Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, tutuklu bulunduğu Silivri’den yol arkadaşlarına seslendi.
Rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, yeni bir mektup kaleme alarak yol arkadaşlarına seslendi.
Mevcut adalet sistemine eleştirilerde bulunan Başkan Günel, “Büyük ailem, yol arkadaşlarım. Size Silivri’den sesleniyorum; millet iradesinin tutsak edildiği, Adaletin unutulduğu, hasretin, sevginin, cesaretin, inancın büyüdüğü Silivri’den. Gönül isterdi ki; her zaman olduğu gibi bu kürsüden, gözlerinizin içine baka baka, umut dolu gülümsemenizin yüreğimde yarattığı coşkuyla sizlere seslenebileyim. İftira ve kumpası, muhtemel rakiplerini yok etmek için yöntem haline getirmiş bir korkak ve hainin organizasyonuyla bugün aranızda değilim. Ama size söz veriyorum, çok yakında yine aranızda olacağım” dedi.
“BU GÜNLERİ AŞACAĞIZ”
Başkan Günel, “Binlerce oy alarak iki kere seçilmiş, 25 yıllık meslek hayatında tek bir davası olmamış, 7 yıllık belediye başkanlığında defalarca denetimden geçmiş ve tek bir dava açılmamış ben; belediye ihalelerinden haksız kazanç sağlamayı alışkanlık haline getirmiş bir meczubun alçakça iftirası ile delilsiz, desteksiz Silivri’deyim. Bu işin takipçisi, organizatörü ve motivasyoncusu, pazarlıkçısı belli. Amaç da belli. Biz bu günleri aşacağız, gerçeklerin güneş gibi parlayacağı günler elbet gelecek. Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin geriye kalan tek kalesi Cumhuriyet Halk Partisidir. Yerel yönetimleri ile hizmette yıldız gibi parlayan milletin gönlünde ağır ağır taht kuran partimize bunca saldırı ondandır” diye ekledi.
“ÖZGÜRLÜKTE BULUŞMAK ÜZERE“
Günel, şu ifadelerle sözlerini sürdürdü:
“Bu saatten sonra geriye kalan tek eşik; millet iradesidir. Yoksullukla pençeleşen, açlık sınırının altında yaşamaya çalışan milletin yanında olmak, partimizin çözümlerini sokak sokak, insan insan anlatarak, dert ortağı olmak bugün size düşen tek görevdir. Dünden daha çok mücadele etmeliyiz. Umutsuzluğa yer yok. Vazgeçersek kaybederiz. Yürümeye devam etmek zorundayız. Partinin görev vermesini beklemek yerine, kapısında sıraya girmeliyiz. Bunu sadece kendimiz için değil, çocuklarımız için, geleceğimiz için yapmalıyız. Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanında saf tutmalı; korkaklara, hainlere, döneklere karşı tam gücümüzle ‘dönen dönsün yolundan, ben dönmem yolumdan’ şiarı ile devam etmeliyiz. Mustafa Kemal’in evlatlarına dönmektense, ölmek yakışır. Türkiye Cumhuriyeti; Çanakkale’de 57. Taburun ölüme yürüdüğü o cesur askerlerin inançlı ruhuyla kurulmuştur. Aynı ruhla korunacaktır. Şimdi karar vermeliyiz. Yarın çok geç olacak! Genel Başkanımızın liderliğinde, il ve ilçe başkanlarımızın önderliğinde, vekillerimizle, örgütün her bir neferi ile amasız, fakatsız kol kola girme ve yürüme zamanıdır. Sesinizi Silivri’den duyabileyim; söz mü? Özgürlükte buluşmak üzere.”






Bir yanıt yazın